ETF Nedir Temelden Orta Seviyeye

Daha önce çok genel olarak ETF’ler hakkında bilgilendirici bir eğitim yazısı yazmıştık. Şimdi biraz daha başa sararak ve orta seviyeye yaklaşarak bir eğitim yazı dizisi hazırladık. Bunun ilkinde genel bilgilendirme ve ETF türleri hakkında bilgiler ediniyoruz.

ETF’lerin açılımı “Exchange-Traded Fund”dur. Türkçe olarak ise Borsa Yatırım Fonu anlamına gelir. Yatırım fonları gibi birçok yatırımcıdan para toplar ve bu parayı stratejisine uygun olarak yatırım yapacağı varlıklara veya bu varlıkların kombinasyonuna yatırır. Yatırım fonlarından farklı olarak hisse senetleri gibi borsada işlem gören ve fiyatları gün boyunca değişen fon türüdür. Genellikle bir strateji, tema veya risk dağılımı etrafında organize edilmiş birçok yatırımı içerir.   Tek bir işlemle yüzlerce hatta binlerce farklı tahvil, hisse senedi veya diğer yatırım ürünlerinde risk alma olanağı sağlar. Bu da aldığınız ETF’in performansının içeriğinde yer alan varlıkların fiyat değişimine bağlı olduğu anlamına gelir. Eğer tek bir hisse senedi almış olsaydınız yatırımınızın performansı sadece o şirkete bağlı olurdu ve de bu durum riskinizi artırırdı.

Türkiye’de ETF’lere, SPK’nın yetkilendirdiği aracı kurumlar vasıtası ile yatırım yapabilirsiniz.

Bu ETF’ler yönetim stratejisine göre yüzlerce değişik türlere ayrılabilir. Başlıcaları şöyledir:

  • Endeks ETF’leri,
  • Aktif yönetilen ETF’ler,
  • Sabit getirili ETF’ler,
  • Tematik ETF’ler,
  • Sektör ve endüstri ETF’leri,
  • Emtia ETF’leri,
  • Yabancı piyasa ETF’leri,
  • Ters ETF’ler,
  • Kaldıraçlı ETF’ler,
  • Kripto para ETF’leri,
  • Para birimi ETF’leri,
  • Faktör ETF’leri,
  • Sentetik ETF’ler

Şimdi bunlara biraz daha yakından bakalım.

  • Endeks ETF’leri: Endeks ETF’leri, yönetim ücretleri öncesinde belirli bir endeksin (S&P 500, BIST 30, Nasdaq, MSCI World gibi) getirisinin yaklaşık olarak elde etmeyi amaçlayan pasif bir yatırım stratejisi izlemeyi amaçlar. Bunun için de seçilen endekse dahil olan şirketlerin hisse senetlerine yatırım yapar. Pasif yönetim ilkeleri nedeniyle (daha az işlem maliyeti) aktif ETF’lere göre daha düşük yönetim ücretlerine sahiptir. Endeksi takip ettikleri için piyasa düşüşlerinde değer kaybedebilir. Ayrıca takip hatası (endeksle fon getirisi arasındaki farklar), işlem maliyetleri ve vergi/kur gibi unsurlar net getiriyi etkileyebilir.

 

  • Aktif yönetilen ETF’ler: Bu ETF’ler klasik pasif ETF’lerden farklı olarak, bir endeksi birebir takip etmek yerine portföy yöneticisinin kararları ile aktif olarak yönetilir. Yani portföydeki yatırımları günlük olarak aktif şekilde alıp satabilir. Ancak bu işlemler fonun genel stratejisine uygun olmalıdır. Bu ETF’ler, piyasalardaki fırsatlardan yararlanmak, riski yönetmek ya da belirli yatırım temalarına odaklanmak amacı taşırlar. Bu ETF’ler pasif yönetilen ETF’lere göre daha yüksek yönetim ücretine sahiptirler. Fonu yöneten yöneticinin performansı ETF’in getirisine doğrudan etki eder. Dolayısıyla yatırım kararı verilmeden önce portföy yönetim ekibinin geçmiş performansını, stratejisini detaylı şekilde incelemek önemlidir.

 

  • Sabit getirili ETF’ler: Sabit getirili ETF’ler, yatırımcılarına devlet tahvilleri, kurumsal tahviller, ipotekli konut kredisi menkul kıymetleri ve diğer borç enstrümanlarından oluşan bir portföye tek bir hisse ile yatırım yapma imkanı sunar. Bu fonlar düzenli gelir akışı arayan yatırımcılar için tasarlanmıştır. Bu tür ETF’ler faizler yükselince tahvil fiyatlarının düşme riskine sahiptir. Ayrıca kurumsal tahvillerde temerrüt riski mevcuttur.

 

  • Tematik ETF’ler: Yıkıcı teknolojiler, iklim değişikliği, bulut bilişim, robotik elektrikli araçlar, e-ticaret veya yenilenebilir enerji gibi bir temaya odaklanan fonlardır. Yani gelecekte büyüme potansiyeli olduğuna inanılan makro trendlere yatırım yaparlar. Burada bir hususu önemle belirtmek gerekiyor. Tematik bir ETF seçerken portföyünün gerçekten o temayı yansıtıp yansıtmadığına dikkat etmek gerekir. Sadece bir kaç hisse ile “tematik” etiketi eklemek pazarlama taktiği olabilir.

 

  • Sektör ve endüstri ETF’leri : Adından da anlaşılacağı üzere belirli sektör ya da endüstride (teknoloji, sağlık, finans gibi) faaliyet gösteren hisseleri portföyünde bulunduran ETF’lerdir. Tek bir ETF hissesi alımı ile tüm sektöre yatırım yapma imkanı sunarlar. Bu ETF’ler, tek sektöre odaklanmaları nedeniyle o sektördeki olası krizlerden ya da yasal düzenlemelerden direkt etkilenme olasılığı taşır.

 

  • Emtia ETF’leri : Emtia ETF’leri kıymetli metaller, tarım ürünleri veya petrol gibi emtialara yatırım yapar ve menkul kıymetlere sahip ETF’lerden farklı düzenlemelere sahiptir. Bunun detaylı açıklamasını ayrı bir yazıda yapacağız ancak bu farklılık ile ilgili şimdi kısa bir bilgilendirme yapalım. Bu farklılığın temel nedeni bu ETF’lerin doğrudan fiziki bir varlığı veya onun türev enstrümanını takip etmesinden dolayıdır. Bu ETF’i alan yatırımcılar doğrudan fiziki emtiayı almadan ona yatırım yapmış olurlar. Burada dikkat edilmesi gereken bir kaç husus ise; bu ETF’i ihraç eden kurumlar emtiaların depolama ve taşıma maliyetlerini fon ücretine yansıtabilirler. Ayrıca çoğu ETF yatırımcısına fiziksel teslimat hakkı vermez. Türkiye’de altın ve gümüşe dayalı ETF örnekleri de vardır. (GMSTRf, GLDTRf, ZGOLDf)

 

  • Yabancı piyasa ETF’leri : ABD dışındaki ülke ya da bölgelerin (Avrupa, Asya-Pasifik, Gelişmekte olan ülkeler) borsalarına yatırım yapma imkanı sunan ETF’lerdir. Bu ETF’ler genellikle o ülkenin geniş endeksini takip ederler. Yabancı piyasa ETF’leri hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde pozisyon alınmasını sağlarlar. Ancak ilgili ülkelerdeki siyasi belirsizlikler ya da ülke otoritelerinin düzenlemelerine karşı dikkatli olmak gerekir.

 

  • Kaldıraçlı ETF’ler ve Ters ETF’ler: Ters ETF’ler (inverse ETF’ler), belirli bir endeksin veya varlığın günlük getirisinin tersi yönde hareket etmeyi hedefleyen borsa yatırım fonlarıdır. Örneğin, BIST 100 endeksi %1 düştüğünde, bu endekse dayalı bir ters ETF yaklaşık %1 değer kazanır. Bu ürünler, genellikle kısa vadeli spekülasyon veya piyasa düşüşlerine karşı kısa süreli korunma amacıyla kullanılır. Ancak uzun vadeli yatırımlar için uygun değildir; çünkü günlük getirilerin bileşik etkisi (özellikle oynak piyasalarda) zamanla beklenenin aksine sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, türev araçlar (futures, swaplar) kullandıkları için maliyetleri yüksek olabilir ve riskleri dikkatle yönetilmelidir. Kaldıraçlı ETF’ler ise ters ETF’lerin benzeri özelliklere sahip olmakla birlikte takip ettikleri endeks ya da yatırım ürününün getirisinin belirli bir katına (2 katına ya da 3 katına gibi) getiri sağlamayı hedeflerler. Bu getiriyi elde etmek için türev enstrümanlar kullanırlar. Kaldıraçlı ürünler önemli karlar elde edebilme potansiyeline sahip oldukları gibi önemli zararlara yol açma riskine de sahiptirler.

 

  • Kripto para ETF’leri : Bitcoin, Ethereum veya farklı kripto para birimlerinin sepeti gibi kripto paralara yatırım yapar. İki türlü kripto ETF’i vardır. Spot kripto ETF’leri: gerçek zamanlı fiyatları takip ederek doğrudan kripto paralara yatırım yapar. Vadeli işlem bazlı kripto ETF’leri: kripto vadeli işlem sözleşmelerine yatırım yapar. Kripto para ETF’leri kripto cüzdan hesabı açmadan bu piyasaya yatırım yapma imkanı sunarlar. Varlıklar kurumsal düzeyde korunduğu için bireysel cüzdan yönetimi riskleri azalır. Ancak yönetim ücretleri geleneksel ETF’lere göre daha yüksektir.

 

  •  Para birimi ETF’leri: Yatırımcıların herhangi bir büyük para birimine veya para birimi sepetine yatırım yapmalarına ya da kısa pozisyon almalarına olanak tanır. Örneğin ABD dolarının euro karşısında güçlenmesine (USD/EUR) ya da Japon yeninin dolar karşısında zayıflamasına (JPY/USD) yönelik pozisyon almak isteyen yatırımcı, bunu tek tek FX işlemleriyle yapmak yerine ilgili para birimi ETF’ini alıp satabilir. Bu ETF’ler 2 ana amaç için kullanılır. Kur Riski Yönetimi (Hedge) ve Taktiksel Getiri Arayışı. Yatırımcının ABD hisse senedi ve USD’nin TL’ye karşı dalgalanma riskine karşı sigorta olarak bu ETF kullanabilir. Ya da merkez bankası, faiz farkları, enflasyon beklentileri gibi dinamiklerde dövizlerin trend yakaladığı dönemlerde bu tür ETF’ler ile risk alma fırsatı doğar. Bu ETF’lere yatırım yapıldığında ilgili döviz cinslerindeki ülkelerin ekonomik ve siyasi gelişmelerini yakından takip etmek gerekir.

 

  • Faktör ETF’leri : Aktif yönetimi pasif yönetimle birleştiren gelişmiş endekslemeyi kullanan endeks fonlarıdır. Pasif olarak endeksi takip eden fonlara göre daha yüksek yönetim ücretlerine sahiptirler. En çok kullanılan faktörler şunlardır: Değer (Örn:Görece daha ucuz olan şirketlere yatırım yapan), Momentum (Örn: Son dönemde iyi giden hisselere yatırım yapan), Düşük Volatilite (Örn: Daha düşük dalgalanan hisselere yatırım yapan), Sermaye (Örn: Daha düşük sermayeli şirketlere yatırım yapan) Bu ETF’lerin asıl gücü tek seferlik bir strateji yerine belirli kurala dayalı bir stratejiyi uygulamasıdır.

 

  • Sentetik ETF’ler : Menkul kıymetlere sahip olmayan ancak türev ürünler ve takaslar kullanarak endeksleri izleyen bir endeks ETF türüdür. Çok basit olarak mantık: ETF, elinde bir teminat portföyü taşır; bir finansal kurum ile yaptığı swap anlaşması sayesinde “ben sana teminat portföyümün getirisini vereyim, sen bana takip etmek istediğim endeksin getirisini ver”  şeklinde takas edilmesi prensibine dayanır.  Bu ETF’lere yatırım yapmanın 3 temel sebebi vardır: 1) Erişimi zor piyasalara erişim (Bazı ülke ya da segmentlerde yatırım yapmak pahalı ya da operasyonel olarak zordur.) 2) Daha düşük takip hatası (Fiziksel ETF’lerde temettü zamanlaması, işlem maliyetleri gibi nedenlerle endeksten sapma olabilir.) 3) Vergi / Operasyon verimliliği (Özellikle temettü stopajı ve saklama maliyetleri gibi konularda yapısal avantaj sağlayabilir.) Bu avantajlarına karşı sentetik ETF’lerinde “Karşı Taraf” riski mevcuttur. Bu da swapın karşı tarafı yükümlülüğünü yerine getiremezse (iflas vb) yatırımcı bundan olumsuz etkilenebilir. Bu risklere karşılık sentetik yapılı ETF’lerde teminat ve düzenleyici limit uygulanır.

ETF Eğitim Rehberi

ETF Eğitim Rehberi, borsa yatırım fonlarının (ETF) nasıl çalıştığını, hangi varlıkları takip ettiğini ve yatırımcılara ne tür avantajlar sunduğunu sade bir dille açıklamayı amaçlar. Temel kavramlar, örneklerle birlikte ele alınır.

Bu rehberde ETF’ler; getiri, maliyet, likidite ve izleme başarısı gibi temel kriterler üzerinden değerlendirilir. Amaç, yatırım ürünlerini karmaşıklıktan arındırarak daha bilinçli kararlar alınmasına yardımcı olmaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir